Türkiye Kasıtlı Bir Şekilde Hedef Haline Getiriliyor

Müttefik Türkiye Dönemi

1950’li yıllarda ABD’nin azılı düşmanı SSCB’ne karşı geliştirdiği stratejik hamlelerden biri, Ortadoğu ve Asya’nın “yeşil kuşak” projesi ile komünizm karşıtı hale getirilmesiydi. Bu hamle sayesinde SSCB’nin etrafı ideolojik olarak ona karşı olan komşularla sarılı hale geldi. Bu komşuların bazıları da, ABD’nin ileri karakolu haline getirildi. Bu ileri karakollardan biri de bizdik.

Seneler geçti, soğuk savaş bitti, fakat dünya üzerindeki güç hakimiyeti mücadelesi devam etti. ABD’nin yeşil kuşak projesi başarılı olmuş ve ABD bu proje sayesinde bölgedeki kabiliyetlerini diri tutmayı başarmıştı. Tabii bu süre içerisinde kendi topraklarında “oralarda bizim ne işimiz var yahu, oralara bu kadar para harcanır mı? Kendi memleketimizdeki sorunlara odaklanalım” gibi muhalif sesler de çıkıyordu, bu sesler ABD’de daha önce Vietnam için de çıkmış politik anlamda mevcut yönetimi epey zora sokmuştu. Zira petrol şirketleri olan ya da enerji şirketlerinden bir şekilde nemalanan ABD kongre üyeleri ve yöneticileri ortadoğuda savaşsız kalamazlardı. Çünkü bu savaşlar sayesinde güçlerini muhafaza edebileceklerdi.

Simulakra ve simülasyon… Gerçek olarak algılanmasını istedikleri şey ve sonunda bu algının gerçeğe dönüşmesi kavramı… 11 Eylül 2001’de “İslami terör” dedikleri simülakra, ABD topraklarında gerçekliğe kavuştu ve artık ABD’nin Ortadoğu ve Asya’da var olması için bir sebep daha vardı. Irak ve Afganistan işgal edildi, milyonlarca sivil hayatını kaybetti, Irak lideri asıldı, Bin Ladin öldürüldü. El Kaide denilen şey neredeyse bitmişti. Fakat hala ABD bu bölgede kalmalıydı ki imdadına IŞID yetişti. Mutasyona uğramış El Kaide olarak tanımlandı, vahşet pornosuyla insanları dünya çapında dehşete düşürdüler. ABD bu bölgede kalmaya devam etti, tabii IŞID’a ek düşmanlar da lazımdı. Esad rejimi, İran ve tabii ki Türkiye. Türkiye nasıl bu hale getirildi?

Yeni Düşman Türkiye

Kendi destekledikleri siyasi iradeleri “Saddam rejimi” gibi göstermeye, yorumlamaya başladılar. Türkiye IŞID’a yardım ediyor, silah veriyor ve serbestlik alanı tanıyor gibi haberler bir çok uluslararası mecrada yer aldı. Sonunda bu algı halka da yansıdı. IŞID’a karşı savaşmaya gelen İngiliz, Amerikalı eski asker ya da siviller sadece IŞID’a karşı değil Türkiye ve Türklere de karşı aynı nefretle savaşmak için bu bölgeye geliyor. Şu anda batı Türkiye’yi radikal İslamcı, batı karşıtı, teröre yardım ve yataklık eden bir ülke olarak görmeye başladı. Simülakra aşamasından simülasyona geçiyoruz. Bu sayede Türkiye’nin modern yüzü karartıldı zira modern Türkiye’nin işgal edilmesi batı ülkelerinde yaşayan insanlar tarafından kabul göremezdi.

Özetle, bu yüzden kişileri ve siyasi figürleri bir kenara bırakarak vatandaş olarak üzerimize düşen bu dev sorumlulukları görmezden gelemeyiz. Bizi olmadığımız bir düşman haline büründürüp haklarımızı elimizden almak istiyorlar. Batı devletleri 100 yıl önce de olduğu gibi kendi halklarına yalan söyleyecek ve yarattıkları sanal dünyada bizleri düşman gösterecekler. Bilgisayar oyunları, diziler, filmler, haberler. Kısaca ellerinde ne varsa Türkiye’yi ve Türk halkını yeni batı düşmanı olarak ambalajlayıp kendi milletlerine sunacaklar.

PKK/PYD’ye katılan tüm yabancı teröristler Türk askerini ve Türkleri düşman olarak görüyor, “Türkiye IŞID’a destek veriyor” diyor. Her röportajda istisnasız bu var. Tabii terör örgütü propagandası da aynı odakta ilerliyor. Twitter ve benzeri bir çok platformda ise bu insanların eski asker vs olduğunu görüyorsunuz, bu insanlar toplumları içerisinde vatanperver ve kanaat önderi konumunda olabiliyorlar ve söyledikleri şeyler tamamen Türk askerlerine ve Türkiye’ye karşı nefret dolu şeyler.

Özetle, uyanık olmak ve bu propagandayı kırmak gerekiyor.

@AnonimYazar

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.