Türk Solunun Türk Olamama Sorunsalı (Bkz. Kabızlık Problemi)

Allahın bir hikmeti olarak, Türk solu hakkında yazı yazmak benim gibi sağın en sağından olan bir adama düştü. Neden? Çünkü yazabiliyorum. Çünkü; dünyanın en seksi erkekleri listesine direk 11. sıradan hemde Brad Pitt’den önde giren, bir koklamayla şarabın hangi yılda hangi bağdan gelen üzümle yapıldığını anlayacak kadar elit, 18-45 yaş arası hanımefendilerin gözdesi olan genel yayın yönetmenim Veysel (@KANHAFIZASI) kişisi:

– Lan bayadır senin yazını yayınlamamazlık etmiyorum. Bir yazı yaz da onu yayınlamayayım. Canım çekti.

Dedi.

Belki içinde bulunduğumuz için farketmiyoruz ama yaşadığımız dönem ileride kitaplarda okutulacak bir dönem. Türkiye, yaklaşık 70 yıldır içinde bulunduğu bloğu terkediyor. Tabiki bu durum eski sistemin kölelerinde bir hazımsızlık yaratıyor. Eski sistem , Türkiye gibi önemli bir kaynağını kaybetmek istemiyor. Bunun içinde içimizde yaşayan parazitlerini sağlı, sollu oyuna sokuyor. Son yıllarda Türk devletinin yaptığı hamleler tıpkı bir turnusol kağıdı görevi görüyor. Eski sistemin hiç bir sınırı olmadan her görüşün içine sızdırdığı ajanları kendilerini açık etme pahasına harekete geçiyorlar. Türk devletinin yaptığı “Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı” harekatları neredeyse dışarıdan çok içeride tepki gördü. Eskiden solcular için tarafımızdan “ komunistler Moskova’ya” sloganı atılırdı. Şimdiki çakma solcular için ne diyeceğimizi şaşırdık. Dünyada hiç bir sol organızasyon bu kadar ABD aşığı değildir. Yapısı gereği ABD karşıtı olan sol, ülkemde birden ABD’nin tasmalı köpeği haline geliyor.

Bu memleketin yetiştirdiği en büyük gazetecilerden ve en saygı duyulası solculardan olan rahmetli Uğur Mumcu şöyle demişti:

– Atatürkçülüğü ve milliyetçiliği yadsıyarak solculuk yapma gafletine düşen bir sol, Türkiye’de hiçbir zaman başarılı olamadı, olamaz da…

Ülkemizde sol kesimin en büyük temsilcisi Cumhuriyet Halk Partisidir. Ancak son yıllarda yaptıklarıyla bizi acaba hangi cumhuriyetin hangi halkın partisi diye kafa karışıklığı içine sokan bir çizgisi var.

Gene sol kesimden bir örnek vermek isterim. Che dahil bir çok sol önderin ilham kaynağı olan şair Pablo Neruda der ki:

– İnsanlarla yüz yüze konuşarak her sorunu halledebilirsin; ama bazı insanlar gelir önüne hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin.

Bunu içinde bulunduğumuz duruma uygularsak Chp’nin hangi yüzüne konuşmalıyız ki kendilerinin içinde bulunduğu durumu çözelim.

Örneklerle Chp’nin içinde bulunduğu durumu açıklarsak:

– Aralık 2015 yılında Chp genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Habertürk kanalında katıldığı bir programda “Atatürk’ün kurduğu Halk Fırkası’yla bugünkü CHP aynı değil” diyerek durumu en açık haliyle anlatmıştır.

Kaynak: https://www.dailymotion.com/video/x2ceyo3

Ancak insan, bütün varlığını Atatürk’e borçlu olan, tabanının büyük bir kısmı çıkarsız bir şekilde Atatürkçü ve vatansever olan bir partinin genel başkanınında bir zahmet Atatürkçü olmasını bekliyor.

Tabiki imam osurursa cemaat sıçar. Chp’nin memesinden süt emip abd ve onun proxy’lerine hizmet eden üyeleriyle devam edelim.

– Sezgin Tanrıkulu: Kod adına kadar deşifre olan bu kişinin terörist cenazelerine katılmaktan arta kalan zamanlarında twitterdan şöyle yazılar paylaşmaktadır:

– Gürsel Tekin: Chp’nin içinde ne aradığını hep merak ettiğim kişilerden biridir. Kendisi Türk kanalları kesmemiş olacak ki pkk kanalı ANF’ye röportaj vermiştir. https://www.youtube.com/watch?v=mrLsaEAhpAY

– Gamze Akkuş İlgezdi: 20 Kasım 2015’te terörist cenazesine katılıp , gözyaşı döktükten sonra gelen tepkilere “komşuluk görevimdi” diyerek açıklama getirmişti.

Mahmut Tanal: FETÖ’nün para kaynağı Bank Asya kapatılınca ilk desteğe kim gitti dersiniz. Tabiki Mahmut Tanal.

Fetö’cü ekrem dumanlı’ya destek için kendini paralayan Eren Erdem ve Enis Berberoğlu.

Örnekler çoğaltılabilir ancak derdimi anlattığımı sanıyorum. Bu yazıyı yazmaktaki amacım Atatürk’ün Chp’sine gönül vermiş insanlara laf sokmak değil ; şu an Abd’nin kuyruğuna takılıp oradan oraya savrulan, tabanından uzak , herkese verdiği demokrasi aklını kendi içinde uygulamayan, ayak oyunlarıyla yönetimi ele geçiren ve elinde tutan , vatana ihanet derecesine gelmiş Y-Chp yönetimini deşifre etmektir.

Elbette ihanet içinde bulunan tek parti Chp değildir. Ancak temizlik Chp’den başlamalıdır. Genel olarak düşülen hata şudur: Abd bu ülkede iktidarı dizayn eder.

Hayır, bu görüş hatalıdır. Abd , ilk önce muhalefeti dizayn eder. Böylelikle iktidara kendi adamlarını geçirdiğinde onlara kimse muhalefet etmesin sadece gaz alsın. Bunun için kuruluş ayarlarına dönmüş Chp bu ülke için gereklidir. Chp temizlenmeden ülke temizlenmez. Chp’nin memelerine yapışmış emcük emcük süt emen çıkar odaklarından kurtulmak o kadar kolay değildir. Çünkü sistem öyle güzel hazırlanmıştır ki demokrasinin tatlı tatlı ırzına geçilmektedir. Genel başkan delegeleri seçmektedir. Delegelerde başkanı seçmektedir. Tavuk çiftliği kurarız ete para vermeyiz , birbirimizi s*keriz göte para vermeyiz sisteminden bir değişim beklemek saflıktır.

Ya dipten gelen bir dalgayla değişim olur ya da yakın zamanda Chp sadece tabela partisi olur.

Seçim chp’lilere kalmış.

Dünyadaki sol mücadele örneklerine baktığımızda aynı zamanda milliyetçilik içerdiğini de görürüz. Rusya, Yunanistan, Çin, Vietnam, Güney Amerika, Küba bu açıdan güzel örneklerdir. Her ne hikmetse Türk soluna milliyetçilik denince ağzından köpükler çıkmaya başlamaktadır. Hangi siyasi görüşe ait olursa olsun Türk milletinin içinde daima milliyetçilik bulunduğu için yıllardır sol Türkiye’de bırakın iktidar olmayı halk arasında ciddiye dahi alınmamaktadır.

Önce Türk olun daha sonra sağcı, solcu, ocu bucu olursunuz.

2 thoughts on “Türk Solunun Türk Olamama Sorunsalı (Bkz. Kabızlık Problemi)”

  1. harika yazmışsınız hayvan bey, halimize ağlarken güldüren, ağıt yakacakken dikişleri patlatan bir efsane olmuş yazınız.
    kazak beyin yorumunu da görmek isterdim ama, 150 yıllık kadim solcu kazak bey sessiz kalmış, nedenini bari yazsın da bilelim:)

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.