MASA

Bıçak kemiği de kırdığına göre artık sormalı:

Bir televizyon kanalını neye göre seçip izliyorsunuz,

Seçtiğiniz yazarın gün aşırı yazılarını hangi dayanakla okuyorsunuz?

Gazete okumuyoruz malum, peki haber sitelerine girme kriterimiz nedir?

Cevap; doğru bilgiye ulaşma çabası olmalıdır.

Peki, Türkiye’de doğru bilgiye ulaşabiliyor muyuz?

Hayır, çok net hayır!

Ucundan kırpılmış haberler,

Taraflı yayınlar,

Sübjektif ajanslar,

Uyutma eğilimli diziler ve filmler.

Hakimiyet-i Milliye ile İstiklal Harbi’nin haklılığını dünyaya duyurmak için yayın yapan ve haklılığını duyurduğu gibi milli mücadele ruhunu uyandıran gazeteden nereye geldik diye…

Nereye ya hu nereye geldik, nasıl geldik?

Birileri mi suçlu yoksa suçlu olan bizler miyiz?

***

27 Şubat 2020  

“Sosyal medya çıktı mertlik bozuldu” dediler önce,

“Bu provokatif paylaşımlara gelmeyin”

Ses kayıtları, kirli bilgiler, uçuk sayılar havada uçuşurken yetkili makamlardan gecenin ilerleyen saatlerinde açıklama geldi.

1-6-8-33 derken endişelenen aileler provokatif mi gerçek mi olduğu belli olmayan sayılar arasında sıkıştılar.

Böyle durumlarda internet erişimi kısıtlanır, kısıtlandı da. Sanki çareymiş gibi…

Hal böyle iken, tarafsız basın mensuplarının mimikleri ile yalanladıkları haberlere esir edildik televizyon başında beklerken.

BİRKAÇ strateji uzmanı çıkıp konuştu,

Rusya mı rejim kuvvetleri mi,

Daha dün “kanki” idik ne oldu muhabbetleri…

Dinledik.

Kanı yerde kalmayacak,

Misli ile intikamları alınacak.

İnanmadık, yüreğimize bir damla dahi su serpilmedi.

***

NATO ve Birleşmiş Milletler…

Fi tarihinden beri şahidiz. Türk, harpte kolay kolay yenilmese de masada genelde kaybetmiştir. Bu masaların uğursuzluğu üstümüze sinmesine rağmen çok yetkin uluslararası strateji uzmanları hala masaya oturma, sırtını dayama gayretindeler.

“Masa da masaymış ha”

Bin yıllık dostlarını, toprakları üzerinde hayaller kurdukları devlete değişecekler ya(!)

Planlar yapılmış,

Senaryolar yazılmış,

Ve hatta karşı operasyona bahaneler bile yaratılmış.

Gelecek tepki ise yalnızca “Kınama”

Küçük kardeşe bir daha yapmama dercesine sadece parmak sallama.

Güzel bir örnek olmayacak belki ama,

Ankara beyleri pavyonlara aşinadır.

Yalnızca konslar bir masadan kalkıp öteki masaya oturular ve masadakilerin aklında sadece tek bir şey vardır.

Boğazdan geçerken gemiler,

Seyrediyordu bizim beyler!

Öyle çok masadan bahsettik ki,

“masa da masaymış ha

Bana mısın demedi bunca yüke

Bir iki sallandı durdu,

Adam ha babam koyuyordu”

Burcu Aral

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.