Küreselcilik-Ulusalcılık

Küreselcilik çöküyor mu? Ulusalcılık kazanıyor mu? Ya da çöken ne? Ulusalcılığın sana göre-bana göresi var mı? Varsa, bana göresi nasıl olmalı? Rakı, çay, kahve hazırlayın gari… 🙂

Önce tanımlar…

Küreselcilik: Oktay Sinanoğlu’nun “Küresel Kraliyetçiler” dediği ve dediği döenmlerde aşırı yıpratılma çabasına girdiği tespit… Benim yönimden tanımı “küresel finans kapital”, net biçimde ayrıştırmak zordur. Çoğu zaman iç içe geçmiştir ama üretim sermayesinden farklıdır.

Ulusalcılık: Milliyetçiliğin tam karşılığı olan ulusçuluk değildir. Sözcük anlamıyla daha çok “ulusa ait” olan “ulusal” sözcüğünden türetilmiştir. Kulandığımız alan ise daha çok “ulus-devletten yana konumlanışın” ifadesidir. Bu konuda harika bir yazı var. Canım bu yazıyı 300 tweetlik yapmayı isteseydi, sözcükleri değiştirir ve bu yazıyı kullanırdım. Twitter bilgeliği bunu gerektirirdi :)) ama ben tembelim. Şimdi bu yazıya ara verin, şu yazıyı okuyun:

https://www.aydinlik.com.tr/ulusalcilik-icin-bir-sozluk-calismasi


E, mesela benim gibi aslında komünistler neden ulus-devleti savunma ihtiyacı duydular? Neden ulusal birliğin öneminden, Kemalizmin birleştiriciliğinden bahsettiler? Üstelik temel ideolojik yaklaşımımız, sınıf kavgasını öne çıkarmak ve devleti kapitalist sitemde burjuvazinin aygıtı görmemize rağmen. 

Şimdi araya bir parantez, konudan sapma ihtimaline karşın. 

Marx’a kadar dünya sosyalistleri sınıfların mücadelesi ama dayanışması derdi, sendikalar yine grev yapardı vesaire ama temel, “sınıf dayanışması” kavramıydı. Marx ile birlikte sınıf savaşı kavramı geldi ve devlet de savaşılacak yapılardan biri oldu. Günümüzde ise Marksistlerin bir bölümü değişti. Muhtemelen Marx da günümüzde değişirdi. Küresel finans kapitalin devletleri yıkma çabasını görünce… Zaten öncesinde de tespit yapılmıştı, eksik gedik olsa da… 

Devlet kapitalist sistemde dahi burjuvazinin tüm taleplerini gerçekleştirmeyecek ölçüde sınıftan bağımsızdır. Ulus devletler artık küresel finans kapitalin isteklerini yerine getirmeyen yapılar halinde ve ama ara not; küresel finans kapital tüm ulus devletlerin içine nüfuz etmiş durumda. 

Artık uzatmadan, küresel finans kapitale “Küreselcilik” diyebilirim.

Küreselcilik – Ulus-devlet çatışması, küreselciliğin bu devletlere nüfuz edişi nedeniyle küresel ölçekte devletlerin iç savaşı olarak tezahür ediyor. Küreselcilik eden devletlerle savaşıyor? Zaten dünya finans sisteminin sahipleri ise, güç onlarda, bu savaş neyin nesidir?

Çok haklı soru olur şu noktada. 

Bence bu sorunun yanıtı şöyle. 

Para ve paranın kontrolü elbette güç verir. Paranın kontrolü, siyasetin de finansmanını sağlayacağından siyasi güç de verir. Ancak devletler bu etkiyi yutan ve etkisini azaltan devasa yapılardır. İdeolojik konumlanışları vardır. Şimdi konudan yine sapar gibi görünürken, aslında tam bağrına gireceğimiz noktaya gidelim. 

“Devletler ve ideolojileri”… 

Küreselcilerin önünde neden engeldir? Mesela, kendi devletimiz yönünden “Kemalizm”… 

Devletlerin kurucu ideolojileri vardır. Her devlet, gerçek anlamda devlet değildir, büyük çoğunluk vekil devletlerdir ama dünya üzerinde farklı düzeyde olsa da etkileri olan gerçek devletlerden bahsediyoruz, bu ideoloji zaman içinde değişime, dönüşüme açık olsa da, hatta bu değişim-dönüşüm zaman zaman aşınma ve hatta tanınmaz hale getirilme çabalarıyla karşılaşsa da, küreselcilerin tam olarak aşamadığı bariyer olarak kalır. Tam bu noktada liberallerin 1990’larda ideolojisiz devlet talepleri hatırlanmalıdır. 

Devletimizin kurucu ideolojisi Kemalizm yönünden küreselciliğe karşı bariyerin en önemli ilkesi (elbette 6 okun tamamı önemli olsa da) “Halkçılık” ilkesidir. Yine liberallerce tukaka edilen popülizm, daha açık ifadeyle halkçılık-popülizm, geniş yığınların çıkarına uygun ekonomik sosyal politikalar geliştirme ilkesi… Tukakadır bu durum liberal için. Ne demek sağlığın kamu hizmeti olması? Ne demek asgari ücretin olması ve bunun artışı vesaire… Kısacası ülkemizde Kemalizm… Güney Amerika’da Bolivarcılık vesaire, küreselciliğin devletlere tam nüfuzunu engeller. Küreselcilik devletlerden kurtulmaya çalışır. 

Temelde sürdürülemez olanın görüldüğü için, “artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözünü çok duyuyorsunuz, okuyorsunuz, ancak 2008’den beri hiçbir şey eskisi gibi değil. Küreselcilik, bir dönemin sonuna gelindiğini muhtemelen 20. yüzyılın sonlarında görüyordu, 2008 krizinde durum netleşti. 

Marx’ın öngörüsünde sosyalist toplumdan komünist topluma, üretim araçlarında gelişme sayesinde geçileceği söylenirdi. Açıldığında, bu makinalarda teknik gelişmeyi ifade ederdi. İnsanın çok daha az sürelerle çalışmasına ihtiyaç olacak denirdi. Sürpriz kapitalist toplumda teknolojik gelişmenin dayattığı oldu. Sosyalist toplum yok ama teknoloji insan emeğine ihtiyaç duymuyor artık. Açmaya gerek yok. Şoförsüz otomobil, pilotsuz uçak, yapay zeka vesaire…

Ya insan buna uygun mu?

Sosyal gelişme, ekonomik gelişmeyi aştığı için darbe yaptık demişti 12 Eylül generallerinden biri… Sanırım Tahsin Şahinkaya ama emin değilim, bakmak lazım.

Teknolojik gelişme, insanın sosyal ve bireysel gelişimini aştı.

Ve son Davos’ta… Nüfusun azaltılması dile getirildi. Nüfus kontrolü değil, azaltılması…

Küreselcilik, kapitalizmin süremeyeceğinin farkında. Ulus-devletler de farkında… Bu yüzden artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak deniliyor. Ancak güç mücadelesi, küreselciliğin devletlerle hesaplaşması ihtiyacını da dayatıyor. Temel ihtiyaç yeni düzenin nasıl olacağının kimlerce belirleneceği…

Küreselcilik devletlerin geriletildiği ve süreçte yok edildiği ortamda dünya nüfusunun kontrol edilemez miktarda olduğunu görüyor. Ulus-devletler, küreselcilik karşısında güç unsurlarından birinin, dünya nüfusunun kendisi olduğunun farkında. 

Henüz ulus-devletler bu kavgaya nüfus güçlerini sürmedi. Tam tersine, ulus-devletler de nüfuslarını evlerine hapsetti.Şimdi yine araya parantez açma zamanı… Ama ben sıkılmaya başladım :))

Parantezimiz… O da nesi! Çinli Wuhan’da yarasa yiyip Corona kapmadan önce İtalya’da, ABD’de gizemli bir zatürre kol geziyormuş 2019 Mayıs-Haziran’ından beri! 

Yok. Corona üretilmiş bir virüstür topuna girmeyeceğim. Öyle ise, iç şaşırmam. Ortaya çıkan bilgi kırıntıları önemli. Ama benim yönümden daha önemlisi siyasal hamleler…

O da nesi! Trump Çin’e teşekkür ediyor! Çin uçakları, ABD’ye Corona yardımı yapyıyor!

Küreselciliğin ağır hamlesine ulus-devletler gecikerek bile olsa çok daha ağır hamleler verme eğiliminde. İlk etap küreselci sürü bağışıklığı için bırakınız ölsünler tezi çöpe atıldı. Texas valisinin ABD ekonomisi için yaşlılarımız ölmeyi ister lafı dikkate bile alınmadı. Ama her adımda Türkiye’de de, dünyada da bir yandan devletlerin bu krizde ne kadar yetersiz kaldığı yaygarası… 

Yaygara diyorum, çözüm önerisi içermeyen her eleştiri yaygaradır. Devletleri temel güçleri nüfusları üzerinde etkisini kırma çabası olarak sürüyor. 

Savaş daha da kızışacak. İnsan dayanışması ülke ve ulusları, sınırları aşarak küresel finans çetesine karşı cephe oluşturacak. Ancak bu savaş daha uzun süre bir yandan devletlerin iç savaşı olarak süreceğinden, bu dayanışmaya aykırı adımlar göreceğiz. İtalya’nın yalnız bırakıldığını göreceğiz. Sağlık malzemelerinin çalındığını… Devletlere ve uluslara yalnız oldukları, çaresiz oldukları duyurusu enjekte edilecek. Ulusalarda bireylerin yalnız olduğu.. Devletlerinin kendilerini düşünmediği inancı yeşertilmeye çalışılacak.

İnancım… Bilgim ve siyasal tahlilim değil… Ulus-devletler ve dünya ulusları bu küresel çeteyi yenecek. Kısa sürmeyecek, hiç de kolay olmayacak. Bu süreçte hem insanileşeceğiz, hem ulusların kardeşliği de gelişecek. İnsanileşmek derken, insan haklarından, evrensel değerlerden falan bahsetmiyorum. Kapitalizm ve küresel çete, insani temel özelliklerimizi ciddi biçimde törpüledi. Bu kavga, o yanımızı da güçlendirecek.

Bu kavga sürecinde mevcut ulus-devlet anlayışı da, gelişmesi gereken ulus-devletlerin iş birliği nedeniyle değişecek.

Başka bir dünya, mevcut insanın ve devlet yapılarının kavga sürecinde teknolojik değişimi yakalayan insani gelişmeleriyle mümkün olacak.

Nasıl mı? 

E, o da başka bir yazının konusu…

Yazan: Kazak Abdal
Twitter: @umco23

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.