Hedefteki Düşmanlardan Barış Pınarı Harekâtı

Deniz Binbaşı Ebru Nilhan Bozkurt , Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda subay olduğu sırada, FETÖ’ye ilişkin Casusluk Davası’nda yargılanıp, 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay’ın beraat kararından sonra görevine döndü. Bozkurt, CASA uçaklarında Türkiye’nin ilk TATKO subayı olarak da yeraldı. CASA uçaklarında hava ile yerdeki unsurların koordinasyonu gibi önemli bir görevi üstlenen Deniz Binbaşı Ebru Nilhan Bozkurt bu konuda uzmanlaştı.

Yüzbaşılığı sırasında devletin gizli belgelerini elde ettiği, bazı uçakların fotoğraflarını çektiği veya çektirdiği iddiası ile FETÖ’cülerin “Askerî Casusluk ve Şantaj Dâvâsı”nda sanık yapılmış, toplam 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin sözkonusu dâvâda 43 sanık hakkında verilen mahkûmiyet ve beraat kararlarını 7 Aralık 2013’te onaylaması üzerine hakkında yakalama emri çıkartılmadan önce yurtdışına gittiği iddia edilmişti.

Deniz Binbaşı Ebru Nilhan Bozkurt, Anayasa Mahkemesi’nin daha sonra bu dâvâda yargılanan bütün sanıkların “haklarının ihlâl edildiği” yolunda verdiği karar ile görevine dönmüş, yüzbaşılık süresini de tamamlayıp binbaşılığa yükselmiş ve Deniz Kuvvetleri’nde hassas bir göreve getirilmişti.

İşte o ,Deniz Binbaşı Ebru Nilhan Bozkurt,  Norveç’te düzenlenen “Trident Javelin-2017” tatbikatına katılmak üzere Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı tarafından görevlendirildi Peki neydi Deniz Binbaşı Ebru Nilhan Bozkurt ‘u bu kadar önemli kılan ayrıntı?

Tek cümle ile derlemek gerekirse ”Mustafa Kemal’in Askeri” olmasıydı.

İşte bu vatansever Türk Subayı , 8-17 Kasım tarihleri arasında Norveç’te düzenlenen Trident Javelin’ tatbikatında Ezeli ve Ebedi Başkomutanımız , Cumhuriyetimizin Banisi , Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘ün ve Cumhurbaşkanımız  Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğraflarının ‘karşıt kuvvet liderleri’ arasında gösterilmesini ortaya çıkardı.

Bozkurt, rezaleti basın özetleri, tatbikat için özel şekilde simüle edilen “chatter” ve “facepage”de inceleme ve analizler yaptığı sırada farketti.

Her gün takip ettiği “chatter” üzerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan adına sahte bir hesap açıldığını, bu hesap üzerinden Erdoğan ile düşman kuvvetler arasında sahte mesajlaşmaların yapıldığını farketti. 


Tayyip Erdoğan’ın adına açılan hesapta ise Erdoğan’ın düşman kuvvetler ile işbirliği yaptığı ve silâh anlaşmalarına giriştiği iddia ediliyordu . 

Tayyip Erdoğan adına gönderilen sahte mesajlardan birinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in tatbikattaki temsili ismi olan “Başkan Joakim Blixen”den bahsediliyor, “Başkan Joakim Blixen ile yarın Stockholm Şatosu’nda buluşacağız” deniyor, daha sonra“Sevgili takipçiler, Türkiye Cumhuriyeti’nin SAA 20 füzeleri konusunda anlaşmaya vardığını duyurmak büyük bir zevktir. Başkan Blixen’e teşekkürler” diye yazılıyor ve NATO ile alay eden bir de karikatür kullanılıyordu.

Ayrıca bu girişim ile yetinmeyen NATO, simülasyonlara ilişkin düzenlemelerin yürütüldüğü Norveç’teki Ortak Harp Merkezi’nde (JWC), simülasyonla ilgili arka plan belgeleri çerçevesinde ‘Düşman Liderler Biyografisi’ hazırladı.

Ancak hazırlığı yapan ekip teknisyeni Ezeli ve Ebedi Başkomutanımız , Cumhuriyetimizin Banisi , Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘ün heykelini bu biyografilerden birine yerleştirdi.

Olayın ardından bilgisine başvurulan teknisyen, sosyal medyadaki araştırma sonrasında Ezeli ve Ebedi Başkomutanımız , Cumhuriyetimizin Banisi , Gazi Mustafa Kemal Atatürk heykelini ‘yanlışlıkla’ yerleştirdiğini savundu.  Bunlar bilinçaltı tezahürü olmaktan öte , Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, NATO için konumunu belirlemekteydi.

Simülasyona katılan Türk ekibin müdahalesi sonrasında Ezeli ve Ebedi Başkomutanımız , Cumhuriyetimizin Banisi , Gazi Mustafa Kemal Atatürk heykeli düşman liderler biyografisinden kaldırıldı.

Skandala neden olan teknisyen ise heykelin , Ezeli ve Ebedi Başkomutanımız, Cumhuriyetimizin Banisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ait olduğunu bilmediğini savunarak özür diledi.  

Norveç’teki Ortak Harp Merkezi Komutanlığı tatbikatta yaşanan skandallarla ilgili özür mektubu yayınladı.

Ama nihai hedefe kendilerince ulaşılmış , Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı alınacak cephe belirlenmiş ve ilerleyen süreçte artarak devam edecek baskılar gün yüzüne çıkmıştı.

Tatbikatta görevli olan Deniz Binbaşı Ebru Nilhan Bozkurt, skandalı gördükten sonra ilk olarak askeri teamüller içerisinde kendi kişisel tepkisini gösterdi.

Ardından da konuyu, kendisini bu görev için bizzat seçen Deniz Kuvvetler Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Cihat YAYCI’ya aktardı.

Bu paylaşımdan sonra devletin zirvesi de tatbikattaki skandalla ilgili bilgilendirildi.

Genelkurmay Başkanlığımız, Norveç’in Stavanger kentinde bulunan Müşterek Harp Merkezi’nde gerçekleşen tatbikatta bir simülasyonda Atatürk ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan skandal uygulamalara ilişkin Genelkurmay internet sitesi üzerinden açıklamada bulundu.

“Norveç’te bulunan NATO Müşterek Harp Merkezi’nde 08-17 Kasım 2017 tarihleri arasında icra edilen TRIDENT JAVELIN adlı NATO Tatbikatının son safhasında, tatbikatın ‘Karşıt Kuvvet’ ülke liderleri fotoğrafları arasına Mustafa Kemal ATATÜRK’ün resminin yerleştirildiği, tatbikat içerikli sosyal medya çevrimi içinde ise Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN adına sahte hesap açılarak Karşıt Kuvvet liderini destekleyici ifadelere yer verildiği hususları tatbikata katılan Türk Silahlı Kuvvetleri personeli tarafından tespit edilmiştir.

Durumun Genelkurmay Karargahına intikal etmesi üzerine, yaşanan olayların kabul edilemez olduğu vurgulanarak, konu NATO askeri makamları nezdinde yazılı ve sözlü olarak protesto edilmiş ve tatbikata katılan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin derhal tatbikattan geri çekilmeleri emredilmiştir.

Sıralı NATO makamlarınca, yaşanan olaylardan duyulan üzüntü ve olayların kabul edilemez olduğu belirtilerek, yazılı ve sözlü olarak özür dilenmiştir. Ayrıca olayların kişisel olduğu ifade edilmiş ve olaylardan sorumlu iki kişinin görevlerine son verildiği bilgisi alınmıştır.

Konu ile ilgili gelişmeler takip edilmektedir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

Peki bu kadar bilgiyi tekrardan neden hatırlatma gereği duydum.

İşte cevap şudur ki; 8-17 Kasım tarihleri arasında Norveç’te düzenlenen Trident Javelin tatbikatında hedefe konulan ,

Ezeli ve Ebedi Başkomutanımız , Cumhuriyetimizin Banisi ,

Gazi Mustafa Kemal Atatürk

ve Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN ;

Milli Savunma Bakanlığımız tarafından yapılan aşağıdaki duyuru ile

“Barış Pınarı Harekât Planı” Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından bugün saat 16.00’dan itibaren uygulanmaya başlanmıştır.
Harekât, ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları, BMGK’nin terörle mücadeleye yönelik özellikle 1373 (2001), 1624 (2005), 2170 (2014), 2178 (2014), 2249 (2015), 2254 (2015) sayılı kararları ve BM sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan “Meşru Müdafaa Hakkı” çerçevesinde, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak icra edilmektedir.
Fırat Kalkanı Harekâtı ve Zeytin Dalı Harekâtı’nda olduğu gibi, harekâtın planlama ve icrasında sadece teröristler ile bunlara ait barınak, sığınak, mevzii, silah, araç ve gereçler hedef alınmakta, sivil/masum kişilerin ve harekât bölgesindeki tarihi, kültürel, dini yapılar, altyapı tesisleri ile bölgede bulunması muhtemel dost ve müttefik ülke unsurlarının zarar görmemesi için her türlü dikkat ve hassasiyet gösterilmektedir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Barış Pınarı Harekâtı‘nı başlattı.

Aziz Türk Milleti müsterih olsun, Ordumuzun kılıçları keskin olsun.

Yüreğimiz, gücünü asil Türk milletinin sevgi ve güveninden alan, asil milletimizin bağrından çıkan ve milli bir ordu olan, mazisi şan, şeref ve zaferlerle dolu Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri ile birlikte atmaktadır.

Yeri gelmişken bir kez daha hatırlatmak isterim ki;

2- “Dönelim! Temizin (savaşıp yenilmemişin) utancı (savaşıp yenileninkinden) daha iyidir.” dediler. “Ben şöyle diyorum: Ben Bilge Tonyukuk! Altay dağlarını aşarak geldik. İrtiş ırmağını

3- geçerek geldik. (Buralara kadar) gelenler “(geliş) zor(du)!” dediler. (Ama pek de zorluk) hiss etmediler. Galiba Tanrı Umay, kutsal Yer ve Su (ruhları bize) yardımcı oluverdiler. Niye kaçıyoruz?

4- (Düşman) çok diye niye korkuyoruz? Azız diye niye yenilelim? “Saldıralım!” dedim. Saldırdık, talan ettik. İkinci gün

5- ateş gibi kızıp (üzerimize) geldiler. Savaştık. (Onların) iki kanadı bizden yarı yarıya fazla idi. Tanrı buyurduğu için korkmadık, savaştık!

Yazar: @kanhafizasi

Twitter: @kanhafizasi

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.